banner87

Anayasamıza göre siyasi partiler demokratik kurallara uymak zorundadırlar.

Hepimiz biliyoruz ki, iktidar ve çeperindeki uydu yapılarda demokrasinin kırıntısı bile zor bulunuyor.

Oralarda lider sultası resmen revaçta.

Bırakın alternativ olma cesaretini , farklı küçücük düşüncelerini bile akıllarından geçiremiyorlar .

Seçimde %49 oy alıp başbakan olan biri geceyarısı kapı önüne konabiliyor.

Vicdanlarını, ruhlarını, akıllarını , kalemlerini ve dillerini neye ve kime  teslim etmişler ?

İşin kötüsü bunu o cenahda büyük çoğunluk o kadar kanıksamış ki, mürekkep yalamış , ama özellikle güce teslim olmuş çoğu zat çocuklarının ve torunlarının yüzlerine bakamayacak kadar siyaseten alçalmaktalar.

Bunlar özellikle anamuhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki en küçük farklı bir eleştiri veya alternatif olma iradesini ellerini ovuşturarak izliyorlar.

Başlıyorlar CHP kendi içinde anlaşamıyor diye çok paralı propagandaya ve saptırmaya.

Be kardeşim , demokrasi işte budur . Farklı düşüncelere saygı ve medeni şekilde tartışabilmektir.

Ama köle ruhuna sahipseniz lider sultasına razı ve istekli olursunuz. O vakit varsa da bir nebze kişiliğiniz erir gider bataklıkta çamur olur.

Keşke onlar da en azından CHP kadar demokrasi uygulayabilseler..

Yetmez ! 

ÖNCELİKLİ, ACİL VE TEK HEDEF ANAYASAL RESTORASYONDUR

Ama unutmayalım tek adam rejimine resmi anlamda da 2019 seçimlerinden sonra artık geri dönüş olmaksızın geçme riski çok büyük.

Olağanüstü bir gelişme olmaz ise referandum sonuçları YSK’nın kanuna açık aykırı kararlarıyla rejim değişikliğinin yolunu açtı. 

Meşruiyeti uluslararası ve ülkemizde tartışılsa da fiili durumu anayasal çerçeveye oturtabilecek anayasal kurumlar ve oradaki yetkililer başka havada.

Bunu engellemenin tek yolu NİTELİKLİ %49 u toparlayacak ve büyütecek isimleri yıpratmamaktan geçiyor.

Bu isimlerin başında şüphesiz HAYIR’ın başmimarlarından sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Deniz Baykal gelmektedir.

Zaman Parti içi iktidar mücadelesi günü değil, uçurumdan önceki tutunacağımız son dalı kendi ellerimizle sökmeme günüdür.

Aynı şekilde MHP muhalefetinin temsilcileri sayın Meral AkşenerSinan OğanÜmit Özdağ gibi liderler ve milliyetçi kesimin diğer neferleri… büyük emek verdiler demokrasi davasına

‘Seni BAŞKAN yaptırmayacağım diyen ve hapse atılan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve Ahmet Türk ’ün  tüm olumsuzluklara rağmen Doğu’da oylar ile daha fazla oynanmasına engel oldukları aşikar.

HAYIR veya DEMOKRASİ DAVASI  cephesinin tek bir ferdi bile kaybetme lüksü yoktur ve hiç kimse hele emeği geçen diğerini yıpratmamalıdır.

Ortak hedef anayasal tahribatı tadil etmek kutsal hale gelmiştir.

Ortak hedef sadece resmen değil fiilen de Parlamenter Demokrasi , Kuvvetler ayrılığı ve partisiz tarafsız Cumhurbaşkanlığı sistemini yeniden tesis etmektir.

Önümüzdeki seçimlerde bu sağlanamaz ise kimin genel başkan, milletvekili veya belediye başkanı olduğunun hiç bir önemi ve kıymeti olmayacaktır.

Uçuruma düşen otobüsün şoförü de olsanız, muavini de veya yolcusu sonunuz ve akibetiniz aynı olacaktır.

Bunu hepimiz aklımızdan çıkarmayalım.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Serdar Yasa 2017-05-12 13:01:59

Sevgili Ülkü Caner Avukatım kaleminize sağlık. Birleştirici olma zamanı, doğrulara evrilme zamanı ve tabiiki sizinde belirttiğiniz gibi Demokrat, sosyal demokrat hareket biat kültüründen gelmediği için doğrulardan yana hareket eder. Çok seslilikten korkmamalıyız ama tartıştıklarımızdan en doğru olanı üzerinde birleşebilmeyi bilmeliyiz. Ve kendi cenahımızı hırpalamamalıyız. Çok çabuk dolduruşa gelip kendi önderlerimizi bir kenara atmamalıyız. Gün doğru stratejiler üretme ve zamanı iyi değerlendirme dönemi olmalı diye düşünüyorum. Selam ve saygılarımla.