Örümcek gibi ağlarını yavaş yavaş ördüler.

Tarih; 21.10.2002

Ankara DGM eski savcısı Nuh Mete Yüksel, 2001/583 hazırlık, 2002/189 esas no ile Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde Alman vakıfları yöneticileri ile bunlarla iş birliği yapan bazı isimler hakkında “casusluk ve bölücülük” iddiasıyla dava açmıştı.

Ve dava açılmasıyla kıyametin kopması da bir oldu.

Hemen basına Nuh Mete Yüksel hakkında “montaj” kasetler sürüldü. Aleyhinde kampanya başlatıldı. Emniyetteki Fetullahçı yapılanma, Alman devletinin emrinde, savcı ile ilgili biriktirdikleri yalan yanlış bilgileri servis etmeye başlamıştı.

Yargılanması istenen isimlerin içinde İstanbul Barosu eski başkanı Yücel Sayman’da vardı. Yücel Sayman’ın avukatı; Mehmet Uçum idi. Uçum, güya daha önce faili meçhullerle ilgili araştırma yapmış, araştırmanın harcamalarını, küçük teyp kasetleri dahil Heınrıch Böll Vakfı karşılamıştı.

Dr. Necip Hablemitoğlu, bu vakıf hakkında topladığı belgeleri özetle şöyle yazıya dökmüştü:

“…Alman Yeşiller Partisi’ne bağlı Heınrıch Böll Vakfı, Alman istihbarat örgütü BND’nin espiyonaj (casusluk) faaliyetleri kapsamında en çok kullandığı vakıf olarak dikkati çekmektedir. Türkiye’de son yıllarda gerçekleştirilen rejim karşıtı pek çok etkinliğin ardında Heınrıch Böll Vakfı yer almaktadır.

Ülkemizde en aşırı sağdan en aşırı soluna, ikinci cumhuriyetçilerden etnik bölücülere uzanan çizgide; ortak paydası; Türkiye Cumhuriyeti düşmanlığı olan tüm birey ve örgütleri bir araya getirme, ortak platformlar oluşturma çabası içinde görünen vakıf, Türk istihbarat kuruluşları nezdinde dikkat çekmemek içinde, özellikle espiyonaj faaliyetleri dışında tutulan normal bir Türk vatandaşını temsilci olarak göstermektedir…”

Hablemitoğlu; Heınrıch Böll Vakfı’nın, Türkiye karşıtı tüm etnik, ideolojik ve dinsel yapılanmaların (PKK’dan Pontusçulara, Pontusçulardan DHKP-C’lilere, DHKP-C’lilerden kaplancılara, Kaplancılardan Fetullahçılara kadar tüm örgütleri destekleyip, güçlendirdiğini bu uğurda sadece 1999 yılında Alman devletinden 67 milyon mark aldığını iddia ediyordu.

Maliye, mülkiye ve vakıfla müfettişlerinden oluşan bir ekip Alman vakıflarının ülkemizdeki faaliyetlerini inceliyor ve 24.01.2003 tarihinde hazırladıkları raporla Heınrıch Böll Vakfı dahil, yurdumuzda faaliyet gösteren tüm Alman vakıflarının kapatılmasını istiyordu.

Müfettişler, yüzlerce sayfa tutan raporlarında kapatılma isteminde şunları vurguluyorlardı:

“…Heınrıch Böll Vakfı’nın Türkiye İrtibat Bürosu’nun, 1994 yılından beri sürdürdüğü yasa dışı ve devletimiz ve milletimiz için zararlı faaliyetlerine son verilmek amacıyla derhal kapatılması, kanaatine varılmıştır.”

“Ve dava açılmasıyla kıyametin kopması da bir oldu” dedik ya, montaj kasetler, iftira dolu imzasız mektuplar havalarda uçuşmaya başladı.

Ne garip ki, bunlardan biri de, seçimler yaklaştığı için dışarıdan Adalet Bakanı yapılan Aysel Çelikel’e gelmişti.

Çelikel, ilk iş olarak montaj olduğu jandarma kriminal raporlarıyla sabit olan kaset nedeniyle, savcı Nuh Mete Yüksel’i alel acele görevden aldı. MGK’da kendisine kasetin montaj olduğunun belgeleri verilmesine, Savcı’nın Tayyip ile ilgili çok önemli bir soruşturmayı sürdürdüğü anlatılmasına rağmen “nuh” demiş “peygamber” dememiş, “O soruşturmayı yürütecek daha cevval savcı var” demişti.

Nuh Mete Yüksel’in görevden alınmasının ardından, can dostu Necip Hablemitoğlu kalleşçe katlediliyor, Aysel Çelikel’in Cevval Savcı’sı da “Türkiye Savcısı” olma hayali ile Tayyip hakkında “takipsizlik” kararı veriyor ve Tayyip de bugünlere geliyordu.

Hadi gelin şimdi o günlerde ve bugün de faaliyette olan bir vakfa ve onun yöneticilerine bakalım:

Mehmet Yılmaz Vakfı; Vakıf Başkanı; Yücel Sayman, hani şu Alman vakıfları davasında yargılanan… Vakıf Sekreteri; Mehmet Uçum, o günlerde Sayman’ın avukatı, bugün Tayyip’in başdanışmanlarından…

Vakfın üyelerinden biride oldukça ilginçti; Tayyip soruşturmasını sürdüren Nuh Mete Yüksel’i görevden alıp, onu kurtaran savcıyı sahneye süren Aysel Çelikel…

Çelikel, o günlerde Tayyip hakkında soruşturma yapan ve soruşturmanın sonuna gelen Nuh Mete Yüksel’i alel acele görevden alarak Tayyip’in bugünlere gelmesinde ilk ve en önemli katkıda bulunan dönemin Adalet Bakanı, şimdi ise Tayyip ve cemaat organizasyonları sonucunda evi basılan ve ardından hayatını kaybeden Türkan Saylan’ın yerine dernek başkanlığına getirilen isim…

Bugün, Tayyip’in baş danışmanlarından Mehmet Uçum aynı zamanda; Heınrıch Böll Vakfı’nın temsilcisi...

Çok değil daha yakınlarda ne diyordu, Tayyip?

“Alman Vakıfları PKK’ya yardım yapıyor…”

Gülmeyin!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.