Türkiye, aklı selim bir dış politika izlediğinde uluslararası arenadaki etkinliğini nasıl artıracağına dair en önemli örneği, önceki gün  Rusya ile imzalanan Türk Akımı projesiyle göstermiş oldu. İmzaları 2015 yılında atılan hatta inşaatına kısmen de olsa başlanan Türk Akımı, uçak krizi nedeniyle sekteye uğramıştı. Şimdi yeniden başlıyor. Peki büyük bir başarı olarak gösterilen Türk Akımı, gerçekten Türkiye’ye önemli bir avantaj sağlayacak mı? Bu soruya yanıt vermek için anlaşmanın ayrıntılarını bilmemiz gerekiyor. Bunun için de projenin TBMM’ye getirilip tartışılması, enerji bürokrasininin, ayrıntıları muhalefet ve kamuoyuna anlatması gerekiyor. Ancak görünen o ki bir yıla kadar uzatılacağı öngörülen OHAL nedeniyle bu olmayacak. Bakanlar Kurulu ve Cumhurbaşkanı’nın imzasıyla uygulanmaya başlanacak. Türkiye’yi uzun yıllar büyük bir taahhüt altına sokacak olan bu anlaşmanın neler getirip götüreceğini ancak yaşayarak görebileceğiz…
Ayrıntılara hakim olmamakla birlikte bu projenin Türkiye’yi uzun yıllar doğal gazda Rusya’ya bağımlı hale getireceğini söylemek güç değil. Zira Rusya, enerji kozunu oldukça iyi oynayan ve tüm tarafları kendine bağlı bırakacak politikaları uygulama konusunda tarihsel bir başarıya sahip. Rusya açısından Türk Akımı’nın en önemli özelliği, uzun zamandır siyasi sorunlar yaşadığı Ukrayna’yı enerji haritasının dışına atmak. Bunu hem Türk Akımı hem de Kuzey Akım 2 projeleriyle yapacak.

Kuzey Akım 2, Türkiye’nin rakibi olacak
Her biri 15 milyar 750 milyon metreküp kapasiteli 4 hattan oluşacak Türk Akımı’nın 910 kilometresi Karadeniz’in altından geçecek. Trakya’dan Türkiye topraklarına girecek hattın kara bölümündeki uzunluğu da 260 kilometre olacak. Boru hattının planlanan tahmini taşıma kapasitesi yılda 63 milyar metreküp. Türkiye’nin bu projeden yılda yaklaşık 14 milyar metreküp doğal gaz alması ve geriye kalan 49 milyar metreküp gazın Avrupa’ya ihraç edilmesi düşünülüyor. Peki bu hedefi tutturmak mümkün mü? Değil!
Çünkü, Rusya bir yandan da Baltık Denizi’nin altından geçecek olan Kuzey Akım 2 projesinin çalışmalarını yürütüyor. Geçen yıl imzaları atılan bu proje, Avrupa Komisyonu’nun önüne gelmiş durumda. Bu hat direkt Almanya’ya ulaşacak, Almanya’nın Rusya’nın en iyi müşterilerinden biri olduğunu düşünürsek oldukça fizibil bir proje. Bu hattın kapasitesi yılda 55 milyar metreküp.
Kuzey Akım 2 projesinin gerçekleşmesi durumunda Avrupa’nın Türkiye’nin ana üs olduğu Türk Akımı projesine pek de ihtiyacı kalmayacak. Bu hatla getirilen gaz, Türkiye dışında sadece Bulgaristan, Yunanistan gibi ülkeler tarafından kullanılacak. Avrupa özellikle de AB içinde etkinliği fazla olan ülkeler, Kuzey Akım 2’den gelen gazı kullanacak. Sonuç itibarıyla Türkiye’nin AB için olan önemi azalacak… Zaten bir süredir sancılı bir süreç yaşanıyor. AB’den uzaklaşmış olan bir Türkiye de Rusya için yönetilmesi çok daha kolay bir partner haline gelebilir. İşin bir diğer noktası da uzun yıllar doğal gazda Rusya’ya olan bağımlılığın sürecek olması…
Umarız böyle olmaz…

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.