Sağlık Bakanlığı o skandala ilişkin harekete geçti!

Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Doğum Kliniği'nde, HIV virüsü taşıyan hamile kadının sezaryen ameliyatı öncesi, sırası ve sonrasında yaşanan olaylar ile ilgili açıklama yapan Başhekim Prof. Dr. Ali Kemal Kadiroğlu, "Hastayı kabul etmeyen, hastanın bakımını üstlenmeyen hekim, öğretim üyesi olsun, asistan olsun, bunlarla ilgili tutanaklar tutulmuş. Dekanlık bugün itibariyle soruşturma başlatmıştır"dedi.

Sağlık Bakanlığı o skandala ilişkin harekete geçti!

Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Doğum Kliniği'nde, HIV virüsü taşıyan hamile kadının sezaryen ameliyatı öncesi, sırası ve sonrasında yaşanan olaylar ile ilgili açıklama yapan Başhekim Prof. Dr. Ali Kemal Kadiroğlu, "Hastayı kabul etmeyen, hastanın bakımını üstlenmeyen hekim, öğretim üyesi olsun, asistan olsun, bunlarla ilgili tutanaklar tutulmuş. Dekanlık bugün itibariyle soruşturma başlatmıştır"dedi.

02 Ocak 2018 Salı 17:05
Sağlık Bakanlığı o skandala ilişkin harekete geçti!

Siirt’te yaşayan HIV taşıyıcısı 27 yaşındaki hamile kadının Dicle Üniversitesi’nde seryen ameliyatına doktorların riskli bulması nedeniyle katılamaması ve ameliyata girmeyi kabul eden bir kadın doktora ameliyatta kullanılan iğnenin batması iddiları ortaya çıkması üzerine, basın toplantısı düzenleyen Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Başhekimi Prof. Dr. Ali Kemal Kadiroğlu, Diyarbakır’daki hastanelerin HIV’li hastayı kabul etmemesi üzerine buraya getirildiğini ve hastane olarak ona sahip çıktığını ifade ederek, şunları söyledi:

“DİYARBAKIR’DAKİ DİĞER HASTANELER HASTAYI KABUL ETMEDİLER”

“27 Aralık 2017 tarihinde  Siirt’ten ilimize gelerek, ilimizdeki diğer hastaneler tarafından kabul edilmediği için Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Kadın Doğum Hastalıkları polikliniğine müracaat eden HIV taşıyıcısı olan 27 yaşındaki hasta Ç.K.nın poliklinik muayenesinden sonra hastane yönetimi hastayı sahiplenmiş ve Kadın Doğum ve Jinekoloji Hastalıkları Kliniğine yatışını sağlamıştır. Hastanın yatış sonrası takibi de idarece yapılmıştır. Söz konusu tarihteki klinik icapçı öğretim üyesi hastayı sahiplenmemiş, tedavi ve takibini kabul etmemiş ve operasyona girmekten imtina etmiştir. Aynı gün gece saatlerinde hastanın doğum sancıları başlayınca bu hastalarda mutlak endikasyon olan sezaryen operasyonu için Ana Bilim Dalı Başkan Vekili’ne haber verilmiştir. Aynı zaman da operasyon için gerekli koruyucu bariyer malzemeleri gibi ekipmanlar temin edilmiştir. Gece saat 22:00 civarında sezaryen ameliyatına alınarak 3150 gram ağırlığında 51 santim boyunda canlı bir erkek çocuk doğurtulmuştur. Bebek gerekli tedbirler alınarak yeni doğan kliniğine yatırılmış ve gerekli proflaktik tedavi (koruyucu tedavi) başlanmıştır. Ne yazık ki, operasyon esnasında asistan doktorumuzun eline ameliyat esnasında kullanılan sütür iğnesi kazaen battığı ifade edilmiştir. Asistan doktorumuza, zaman kaybetmeden Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalında görevli konunun uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Çelen tarafından gerekli proflaktik üçlü tedavi başlanmıştır. Asistan doktorumuza tedavisine evinde devam etmek üzere istirahat verilmiştir. Bu arada hasta operasyon sonrası Kadın Doğum Hastalıkları kliniğine yatırılarak tedavisine ve takibine devam edilmiştir.  Hasta ve Bebeği komplikasyonsuz bir şekilde 30.12.2017 tarihinde saat 11:05 te hastanemizden önerilerle taburcu edilmiştir.”

Bu olayda tıbbi ve etik kurallara aykırı bir şekilde defansif davranan hastayı kabul etmeyen ve 2 gün boyunca klinik ve poliklinik işleyişini durduran sağlık hizmetini vermeyen klinikteki bazı hekimler ile ilgili hastane yönetimi gerekli tutanakları tutulduğunu anlatan Başhekim Kadiroğlu,”Tıp Fakültesi Dekanlığı ile Rektörlük bilgilendirilmiştir. İlgili tutanaklar Rektörlüğün talimatı ile 29 Aralık 2017 tarihinde gerekli soruşturmanın yapılması için Tıp Fakültesi Dekanlığına gönderilmiş, konu ile ilgili gerekli soruşturma başlatılmıştır” dedi.

HIV hastalarının tedavilerinde gerekli koruyucu önlemlerin alınması şart olduğunu aktaran Başhekim Kadiroğlu, “Hepatip B ve HIV‘in virütük hastalıklardır. Bu hastalıklarla ilgili tüm ulusal ve uluslararası klavuzlarda esas itibariyle koruyucu önemlemlerin alınması şarttır. Korucuyu ekipmanlar içerisinde, eldiven, bone, gözlük, maske ve önlük vardır. Bu konuda ülkemizde ve ülkemiz dışındaki sağlık hizmeti veren yerlerde yapılan uygulamalar genellikle çift eldiven giyme şeklindedir. Öteki türlü kliniklerin istediği korucuyu bir malzeme olursa yönetimde bu anlamda bu talebi karşılamakla mükelleftir” diye konuştu.

“İĞNENİN DELİP GEÇMEYECEĞİ BİR ELDİVEN SÖZ KONUSU DEĞİLDİR”

Açıklamada, bariyerli eldivenleri kameralara gösteren Kadiroğlu,  “Bunlar no steril eldivenlerdir. Bu eldivenleri o gün kadın doğum hastalıkları hastanesinden getirdik. Bunun tutanağı da var. Bize bariyerli eldiven gönderildi. Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde geçtiğimiz yıl yaptığımız protokolle malzeme alımı yapabiliyoruz. Bariyerli eldivenlerin içinde klor hezgidin denilen bir malzeme vardır. Klor hezgidin daha çok bakteriyel hastalıklara karşı koruyucu özelliği vardır. İğnenin delip geçmeyeceği bir eldiven söz konusu değildir. Tüm dünyada ve ülkemizde bu türden bulaşıcı hastalıklarla sağlık çalışanları karşılaşıyor ve karşılaşmaya devam edecektir”dedi. Ameliyata girmeyen doktorlar konusunu da değinen Başhekim Kadiroğlu, şunları söyledi:

“BU KİŞİLER, ‘BİZ RİSKLİ HASTA BAKMAK İSTEMİYORUZ’ DEDİLER”

“Dahili ve Cerahi branşların böylesi bir hastayla karşılaştığında ‘Ben bu hastaya bakmıyorum’ şeklindeki anlayışı bir yönetim olarak kabul etmiyoruz. Her hasta, ırkı, dini, dili, milleti ne olursa olsun bizim hastanemize başvuran her hastanının hastanemiz tarafından sahipleniyor. Bunun için hastanemiz son derece duyarlı davranıyor. Ameliyatta yeterli önlem alınmış. Fakat korunaklı cerahi tam uygulanmadığından kazaen o anda iğne batmış. Bu batan iğne üzerinde algı yapılıyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. 27 Aralık tarihinde konuyla ilgili haberimiz olduktan sonra Rektör ile görüştüm. Rektör’ün talimatıyla bu kişiler hakkında çalışmayı aksatıcı, sağlık hizmetinin durduran her kim olursa hakkında gerekli tutunakların tutulması ve soruşturma açılmak üzere dekanlığa bildirilmesidir. Hastayı kabul etmeyen, hastanın bakımını üstlenmeyen hekim, öğretim üyesi olsun, asistan olsun, bunlarla ilgili tutanaklar tutulmuş. Dekanlık bugün itibariyle soruşturma başlatmıştır. Bu kişiler, ‘Biz riskli hasta bakmak istemiyoruz’ dediler. Bu hastalar nereye gidecekler, açıkta mı kalacaklar. Biz, bu hastaları sahiplenmeme gibi bir hakkımız olabilir mi? Asla olamaz. Bu hastalar bizim insanımızdır, biz bunları sahiplenmek zorundayız.”

“HIV POZİTİF BİR HASTADAN İĞNE BATMASI DURUMUNDA YÜZDE 5 ORANINDA BULAŞ RİSKİ VARDIR”

Ameliyat sırasında iğne batan kadın doktora hastalığın bulaşıp, bulaşmadığı konusunda açıklamada bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’ndan görevle Prof. Dr. Mustafa Kemal Çelen ise, “Tabii ki risk vardır. HIV pozitif bir hastadan iğne batması durumunda yüzde 5 oranında bulaşma riski vardır. Rehberler derki, bu tür sağlık çalışanlarına ilk dört saat içiresinde koruyucu ilacın başlanması gerekiyor. Bu anlamda biz zaten bir saati dolmadan doktor hanıma anında tedaviye başladık. Kendisine 1 aylık tedavi uygulanacak. Bunun koruyuculuğu da yüksektir. Yüzde 90’lara varan bir koruyuculuk söz konusu”dedi

Önerilen Haberler
Son Güncelleme: 02.01.2018 17:19
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
teo 2018-01-03 08:18:07

bende doktor olsam girmem şerevsiz madem eids neden çocuk yapıyor onun bunun çocuğu kro derhal hadım edilsin şerefsiz.