"İktidar ve servet bizi şımarttı; zalimlerden olduk, hani adaletten sapmayacaktık!

"Başımızda gelen felaketler, zaaf ve yanlışlarımızın sonucu...

...İktidar ve servet bizi şımarttı; zalimlerden olduk, hani adaletten sapmayacaktık!"

28 Haziran 2017 tarihinde şeriatçı cephenin yazarı Abdurrahman Dilipak bunları yazıyordu.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki cunta yapılanması tarafından düzenlenen darbe girişimiyle ilgili olarak, "Önce şunu itiraf edelim: İnni küntü minezzalimin (biz zalimlerden olduk). Başımıza gelen felaketler, Şeytan'ın ve düşmanlarımızın hilelerinin sonucu değil, bizim zaaf ve yanlışlarımızın sonucudur" dedi.

"Bakın 28 Şubat’ta zulüm vardır ve direndik. Ama bugün iktidar ve servet bizi şımarttı" diyen Dilipak, sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı:

"İşi ehline vermiyorlar, haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana olup, zalime karşı çıkmıyorlar. Hani zalim babamız da olsa, mazlum düşmanımız da olsa, adaletten sapmayacaktık!"

Abdurrahman Dilipak'ın "Din elden giderse!" başlığıyla yayımlanan (28 Haziran 2017) yazısı şöyle:

Önce şunu itiraf edelim: İnni küntü minezzalimin (Biz zalimlerden olduk). Başımızda gelen felaketler, Şeytanın ve düşmanlarımızın hilelerinin sonucu değil, bizim zaaf ve yanlışlarımızın sonucudur. Şeytan ve onun askerleri, Allah’ın müttaki kullarına hiçbir zarar veremez. Biz “Allah’ın ipi”ni bıraktık, Allah da bizim ipimizi bıraktı. Ve biz kendi hakkımızdaki hükmümüzü değiştirmeden Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecek...

Bugün iktidar ve servet bizi şımarttı. Gücümüz ve servetimiz aklımız ve imanımızın önüne geçti. Sabrı ve şükrü bırakıp dünya malı, makamı için birbirimizle didişmeye başladık.. Hızla dünyevileşiyoruz.

Çile’yi yüceltiyorduk, şimdi “Haz”ı, dün “Tevazu”yu yüceltiyorduk, şimdi “kibir”le tanışıyoruz, dün “veriyorduk”, şimdi almaya çalışıyoruz. Dün ölümü ve ötesini düşünüyorduk, şimdi yaşamanın hazzı ve keyfini düşlüyoruz… Müstekbirleri taşlarken, gün gelip bizim müstekbirleşeceğimizi hiç düşünmemiştik… Kimi radikallerimize baksanıza nasıl savruluverdiler.

Kimimiz din büyüklerimizi İlah ve Rab edindik... Peygamberlerin bile sahip olmadıkları güçleri onlarda vehmetmeye başladık... Şeytan’ın bizleri Allah’ı aldatmaması için Kur’an-ı Kerim bizi uyarmıştı ama yine aldandık. Bizden öncekilerin düştükleri çukura biz de düştük. Şimdi düşünüp bu yoldan uzaklaşmamız gerek..."

2017'de böyle diyordu Dilipak...

Elektrik, doğalgaz faturaları ile insanları soydular.

Çarşı pazarı yangın yerine çevirdiler.

Kendileri servetlerine servet katarken halkı kuru ekmeğe muhtaç hale getirdiler.

Halkın a..sina koyacağız diyen birinin adını İlahiyat Fakültesi'ne verip, vergi borçlarını sildiler.

Hastaneleri kazanç kapısı yaptılar.

Dindar ve kindar nesil yetiştireceklerdi; taciz ve tecavüz edilmiş nesil yetiştirdiler.

Sonuçta kaybettiler. Ülkemin her yanına bahar geldi.

İstanbul'u vermemek için çevirmedikleri dümen kalmadı.

Dilipak'ın dediği gibi zalimlerden olmuşlardı. Şimdi ise dünyaya maskara oldular.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.