Bugün, yine izlerken gülme krizlerine tutulduğum bir film ile başlayayım; “Kadınlar Ne İster?”. Başrollerinde Mel Gibson ile Helen Hunt’ı bir araya getiren 2001 yapımı filmi izlemediyseniz mutlaka izleyin. Başarılı ve gözde bir erkek olarak hayatını devam ettiren kahramanımız, bir anda kadınların neler düşündüklerini duymaya başlıyor ve tahmin edeceğiniz gibi bütün hayatı değişiyor. Ve hatta bu filmden hemen sonra da, bu filmin 2019 sürümü olan “Erkekler Ne İster?” filmini bulun ve onu da seyredin derim ben… Bunda da ilkinin tam tersine başroldeki Taraji P. Henson erkeklerin düşüncelerini duymaya başlıyor ve komik olaylar izleyici gülmekten kırıp geçiriyor.

Filmlerden, gerçek hayata dönelim;

Covit–19, nam-ı diğer Corona virüsü, maşallah, aldı başını gidiyor. Vakalar, sayılar, entübe, yoğun bakım derken bir de baktık ki Eylül gelmiş de gidiyor bile… Haliyle geç de olsa profesyonel futbol ligleri Süper ve 1. ligde müsabakalar oynanmaya başladı. Profesyonel 2. ve 3. ligler de bu hafta başlıyorlar. Hayırlısı diyelim demesine de…

Salgın nedeniyle amatör müsabakalar oynanmayacakmış ya da daha belli edememiş Türkiye Futbol Federasyonu (TFF)… Bu arada ülkemizde toplam 145 profesyonel futbol takımı var. Amatör futbol takımı sayısı ise sadece İzmir’de 250 civarında… Ülke genelinde 4 bin rakamını rahatlıkla geçer amatör futbol takımlarının sayısı… Profesyoneller mağdur oluyorlarsa, amatörler kat be kat mağdur… Farklı yaş kategorilerini de eklersek mağduriyet boyutunu daha rahat görürüz. Ayrıca, her şey sadece para mı? Bu işin sağlıklı yaşam ve sporcu kimliği elde etme yanı da var ki… Bence birçok şeye değer!

Ha, salgın gerçekten korkutucu ise ve kitlesel bulaşmalardan korkuluyorsa eğer;

Temmuz ayının sonunda tamamı ibadete açılan Ayasofya camiine, tam 350bin kişinin gittiği ve bir araya geldiği söylendi. Ve bu sayı bilgisi, hükümete yakınlığı ile bilinen ahaber.com.tr adresinden doğrulanabilir. Hatta ve hatta değerli devlet büyüğümüz, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’da paylaştı haber kanallarıyla; 350bin kişi… Bir de bizim statlara bakalım; Bornova Aziz Kocaoğlu Stadı 10bin kişi alıyor maksimum. Yeni yapılan Gürsel Aksel Stadı ise 20bin… Amatör sahaların tribün koltuk sayılarını tam bilmiyorum ama yüzlü rakamlar olduğuna eminim.

Ayrıca, Ayasofya için İstanbul’a, millet deplasmana namaza gitti, söz konusu 350bin kişinin tamamı İstanbul’da oturmuyorya elbet… Ülkemizin her yerinden ziyaretçi aktı Ayasofya’ya; “Allah kabul etsin”. Bizim profesyonellerin maçlarına, deplasmanlarına gitmekten geçtim ben! İç sahaya da razıyım. Hadi, onu da geçtim; amatörlere gidelim bari… Ama amatörlerin maçlarına bile izin yok. Seyirci mi? Seyirci zaten yok.

Devlet büyüklerimizin deplasmanlı mitinglerinin ayrıntılarını yazmayacağım. Bu satırlar yeter!

İstersen yapabilirsin!

Bu bir slogan aslında; “istersen yapabilirsin”. Dünyaca ünlü bir spor ürünleri markasının eski bir sloganı… İsteyip de, yapanlar da var ama… Efes Selçuk Belediyesi mesela… İzmir Büyükşehir Belediyesi ile beraber, Avrupa Voleybol Konfederasyonu ve Türkiye Voleybol Federasyonu ile bir araya gelip, 18 yaş altı ve 22 yaş altı kategorilerinde Avrupa Plaj Voleybolu Şampiyonasını İzmir’e, Efes Selçuk’a, mükemmel bir plaja sahip Pamucak’a getirdiler. U18’ler 16-20 Eylül, U22’ler ise 23-27 Eylül tarihlerinde oynayacaklar.

Her şey o kadar mükemmel hazırlanmış ki, kadın ve erkek kategorilerinde farklı ülkelerden yaklaşık 130 voleybolcunun katıldığı organizasyonda, İzmir Büyükşehir Belediyesi, hazırlayıcı olarak birçok teşekkür ve övgü alıyorlar Avrupalı konuklarımızdan… Özellikle her müsabakadan sonra, top dahil tüm unsurların dezenfekte edilmesi, maske ve eldiven dağıtımı, sosyal mesafe ve diğer tüm ince detaylar; bize tam not kazandırıyor. Son dakika seyirci yasağının, salgın sebep gösterilerek getirilmesi, katılımcılar ile sponsorların moralini biraz bozsa da yine de canla, başla işlerine sarılıyorlar. İzmir Büyükşehir Belediyesi emekçilerini kutlamam gerek. Ancak ve sanıyorum, ülke tanıtımına katkı da koyacak tüm bu emeklere karşılık, müsabakaları izlemeye 350bin kişinin gelmesinden korkmuş olabilir yasak koyucular!

Peki, amatörler ne ister? En bilinen amatör müsabaka, futboldan tutun da, diğer tüm branşlara kadar… İnanın ki seyirci sayısı yüzlerle ifade edilir, bırakın binli rakamları… Ayrıca en uzak deplasmanları yüz kilometre falandır, hadi sizin hatırınıza iki yüz kilometre olsun ama o kadar… Büyük çoğunluğu evlerinden bir dolmuş mesafede oynarlar maçlarını… Bırakın oynasınlar, yapsınlar sporlarını… Yok, eğer oynatmayacaksanız, lütfen hepsini yasaklayın.

Dipnot; “Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.” Hadisi Şerif.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.