banner367

Bir Hüdai Yavalar vardı hayatımda. Manevi bir ağabey. Hep yardımıma koşan, olmadık sorunları çözmeye hazır, sırtımı her zaman dayayabileceğimi bildiğim bir büyüğüm. Neredeyse altmış küsur yıldır yaşadığı Washington’dan  eşi Mirat’la Türkiye’ye yaptığı mutat ziyaretlerinden birinde, beş yıl önce bir mide rahatsızlığı geçiriyor. 

Düzelir gibi olduğunda Washington’a dönüyorlar ve hemen hastaneye. Tetkikler yapılıyor. O da ne? Hüdai Yavalar’a pankreas kanseri tanısı konuyor. Kemoterapi, radyoterapi aylar sürüyor. Hüdai ağabey iyileşir gibi oluyor. Fakat heyhat. Hastalık yeniden baş kaldırıyor. Sonunda da geçen Ağustos’ta Hüdai Ağabey’i kaybediyoruz. 

Kimdir Hüdai Yavalar? En önemli özellikleri  insanları karşılıksız sevmesi, Atatürk sevdalısı ve müthiş bir basketbolcu oluşu. Tokat kökenli, İzmit’e yerleşmiş bir ailenin oğlu. Darüşşafaka ve İzmit Liselerinde okuyor. Darüşşafaka’da basketbol oynamaya başlıyor. Efsane basketçiler arasında anılıyor. Aynı başarıyı İzmit Lisesi’nde de gösteriyor.

Ancak, geniş ufuklu  Hüdai Yavalar için İzmit çok dar geliyor. Bir konuşmamızda bana anlattıklarından aktarıyorum:

“ABD’ye gitmeyi kafama koymuştum. Para biriktirdim. Washington’a uçak bileti aldım. Cebimde otuz dolarla Yeni Dünya’ya uçtum.”

Gidiş o gidiş. Büyük bir şans eseri George Washington University İnşaat Bölümü’ne kaydını yaptırıyor. Bu arada da lokantalarda komilik, garsonluk, ne iş bulursa yapıyor. Türlü zorluklarla geçen üniversite yıllarından hemen sonra inşaat yüksek mühendisl olarak çalışmaya başlıyor. Kendi şirketini kuruyor. Öyle ki dünyanın dört bir yerinde inşaat ve radar ihaleleri alıyor. Gene ondan bir anı. Yıl 1969. Hüdai Yavalar ve ekibi Libya’da NATO radarları konuşlandırma ihalesini kazanmış. 

Tam radarlar saptanan bölgelere yerleştirilecek hiç beklenmedik bir anda Albay Muammer Kaddafi liderliğinde bir askeri darbeyle, tatilini Türkiye’de geçirmekte olan Kral İdris El Sunusi rejimi devriliyor. Hüdai Yavalar ve ekibi apar topar Libya’yı terk etmek zorunda kalıyor.

Hüdai Ağabey’in büyük tutkusu Atatürk devrim ve felsefesini tüm ABD’ye yaymak. Bunun için ciddi bir lobi faaliyeti gerektiğini, çalışmanın ancak bir dernek çatısı altında yapılabileceğini biliyor. 1995’te Washington’da Amerika Atatürk Cemiyeti’ni (Atatürk Society of America) kuruyor. Cemiyet sonraki yıllarda ABD’nin dört bir yanındaki ve Avrupa’daki Atatürkçü cemiyetlerle ağlar kuruyıor. 

Hüdai Yavalar’ın bir başka özelliği ülkesinden hiç bir zaman kopmayışı. Her yıl İzmit ve Tokat’ta okuduğu okulları ziyaret ediyor, ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Türkiye’den Washington’a kim gitse elinden geldiğince yardımcı olmak istiyor.

Benim özelimde ise Washington’da gazetecilik mesleğimi icra etmemde her zaman destek olan Hüdai Ağabey . En unutamadığım anılarımdan birisi 2010 yılı mayıs ayında İzlanda’da volkan patlamasında Washington’da mahsur kalmam. Volkan patlaması nedeniyle neredeyse bütün dünyada uçak seferleri duruyor. Ben Washington’da ne yapacağımı kara kara düşünürken Hüdai Ağabey arıyor. “Hazırlan seni bize götürüyorum.”

Ben daha ne olduğumu anlamadan Hüdai Ağabey gelip beni alıyor. Sekiz gün süreyle mahsur kaldığım Washington’da eşi Mirat’la beni rahatlatmak için çırpınıyorlar. Sadece bu kadar mı? Ne zaman Washington’a gitsem hiç mecburiyeti olmamasına rağmen beni Dulles Havaalanı kapısında bekleyen manevi ağabeyim. Onu çok özleyeceğim. Ruhu şad olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.