Abdullah Ağırkan

Abdullah Ağırkan

KÜRTLER NEDEN BU DEVLETİN ORTAĞI OLMASIN!

Ülkenin geleneksel siyasal kodları ve yüz yıllık ağır-aksak-yanlış doğmaları aslında kısa sürede çözülecek pek çok sorunu çözümsüz bıraktı.

Devlet neden kendi vatandaşından korksun?

Kürt Halkı

Aleviler Toplumu

İslami hassasiyeti yüksek kitle!

Aslında bu rejim özü itibariyle toplum kesimleri ile kavga vermeyi ideolojik bağnazlığından çözemedi. Geleneksel Kemalist düşüncenin hiç değişmeden her dönem geçerli olduğu aptallığı aslında çözümsüz bir hastalıklı kafaydı…

Türkiye solu ve başta CHP değişimi önemli ölçüde gerçekleştirdi kendi içinde. Toplum kesimleriyle barıştı-uzlaştı vede yerelde iktidar oldu.

Şimdi daha kritik bir dönemdeyiz!

Devlet “aklı “çok boyutlu bir süreci organize ediyor ve bunun perde öncüsü Devlet Bahçeli olması elbette anlaşılır olsa gerek…

Devlet Bahçeli’nin uzanan eline erkenden destek verenleri hiç mahcup etmedi.

Bahçeli ise hep el yükselterek samimiyetini gösterdi.

Bütün bunları Erdoğan’ın tekrar cumhurbaşkanlığı adaylığı için ya da Kürtleri kandırmak için ya da birileri ondan bunu istediği için yaptığını söyleyenleri ise defalarca yanılttı.

Yanılanlar her seferinde ayağa kalkp bu kez de Bahçeli’yi fazla ileri gitmekle, irrasyonellikle suçladılar, bütün bu yaptıklarını yaşlılığına verdiler.

Ama bunu neden yaptığı üzerine ad hominem saldırı olmayan pek bir açıklama yapamadılar.

Hala o soru cevapsız ortada.

Peki, 77 yaşında bir siyasetçinin artık bu dünyada elde edeceği bir makam ve güç kalmamışken, siyasi ya da beşeri hayatı risk altında değilken bu kadar laf işitmesine, etrafındaki insanların bile şüpheli bakışlarına maruz kalmasına ve hatta Cumhur İttifakı’nı zorlamasına değecek ne siyasi çıkarı olabilirdi bu işten?

Yapmasa kim ne derdi?

Bu açılım için onu zorlayan toplumsal bir baskı ya da bir taban talebi bile yokken üstelik?

O halde geriye sadece bir açıklama kalıyor:

Ya gerçekten bu sürecin aciliyetine ve ülke için faydasına inanıyorsa?

Ya sahiden bir siyasetçi kendi siyasi ve şahsi çıkarına aykırı olan ama ülkenin çıkarı için faydalı bir iş için tüm siyasi kariyerini ve ismini taşın altına sokuyorsa?

Ve ülkenin 50 yıllık bir meselesinin bu çözüm anına biz de tanıklık ediyorsak?

Ve tarihi anda bize düşen bu cesareti gösteren bir liderle dalga geçmek, onun samimiyetini sorgulamak, işini popülizmle, kitleleri kışkırtarak zorlaştırmak, bir sorunun çözümüne taş koymaksa?

Bence artık Bahçeli’ye karşı müstehzi gülümseler fırlatanlar, olanları küçümseyenler, görmezden gelenler, hala “İmralı’ya gidip Uşak’taki seçmenlerimi kızdıramam” gibi küçük hesaplar yapanlar, fırsat bu fırsat milliyetçiliğin altına odun atayım diye yumurtasını pişirmeye çalışanlar ciddi ciddi bir de bu ihtimali düşünmeliler.

Ortadoğu’da Esad’ın dört günde devrildiği, Hizbullah’ın bir haftada ortadan kaybolduğu, İran’ın evine çekildiği, İsrail’in dünyadaki en yalnız ama agresif zamanlarını yaşadığı, Suriye’de yeni bir devletin kurulduğu, İsrail’in her an İran’ı vurmasının beklendiği, ABD’nin İsrail ile Suriye’yi barıştırmaya çalıştığı, Gazze’ye uluslararası gücün geldiği, Irak’ın ve İran’ın parçalanma riski taşıdığı bir coğrafyada Türkiye’nin hiçbirşey yapmadan kaderini beklemesini herhalde kimse beklemiyordu.

Bu riskler ve fırsatlarla dolu tarihi anda yanı başındaki silahlı bir örgütle 50 yıllık meselesini bitirmesi, Kürt vatandaşlarının ve Kürt komşularının gönlünü kazanmasının ne kadar kritik ve ön alıcı bir hamle olduğunu, bunun hem riskleri ortadan kaldırıp hem de ülkenin büyümesi için ne büyük bir fırsat olduğunu herhalde sadece Bahçeli görmüyordur.

Üstelik Öcalan uzun yıllardır örgütünün artık silahlara veda etmesi gerektiğine inanıyorken, Türkiye ile entegrasyon yanlısı iken ve bu kararı verebilecek yegane kişi, kurucu önder olarak artık 76 yaşında girmişken….

Evet, Bahçeli son bir yılda yaptıklarıyla bir yıl önceki biraz iddialı yazımı doğruladı ve bizim De Klerk’imiz oldu.

Şaşırtıcı, beklenmedik, inanması zordu ama oldu.

Gözlerimizle gördük ve görmeye de devam ediyoruz.

Görenlere düşen önyargısız olarak Bahçeli’nin 77 yaşındaki bu çabasına destek olmaktır.

KAYNAKLARI

YALÇIN KÜÇÜK

YILDIRAY OĞUR

Önceki ve Sonraki Yazılar