Böylesine rastlansa rastlansa, Hint Okyanusu’nda bir ada ülkesinde veyahut Afrika’da eğer kalmışsa birkaç kabilenin desteğini almış bir muz cumhuriyetinde rastlanırdı bir zamanlar. Bu kadar seviyesizlik, bu kadar yalan ve bu kadar uyduruk hayalle iktidarını sürdürmeye çalışan bir siyaset tarzı, ancak böylesi ülkelerde var olabilirdi. Eğer ki dünya, bir önceki yüzyılda olsaydı.
 

Dandik sistemin siyaset tarzı

21’inci yüzyıl, birikmiş sistemsel sorunlarıyla, gerçeklikten kopuk, akıldan yoksun, insanlığın birikimlerinden bihaber siyaset tarzları için şahane bir ortam hazırladı. Çalışanların örgütsüzleştirildiği, bireysel özgürlük adı altında sosyal sınıfların dağıtıldığı, kitle iletişiminin manipüle edildiği, kimlik siyasetleriyle gözlerin boyandığı, tüketim kültürünün küreselleştiği ve insanların ‘mallaştığı’ bir ‘çağın ruhu’ tüm küreye egemen oldu. Ne Çin farklı, ne Rusya, belki ülkelerin başındaki bazı yönetimler bu ‘ruh’a direniyor ama hepsi o kadar. İşte bu yüzden, insanlığın evrimine hiç de yakışmayacak siyasetçiler koca koca ülkeleri yönetiyor, üç-beş hile hurdayla seçimlerden galip çıkıyor. Seçimlerden galip çıkamıyorsa da, bu kez post-emperyalist ağababaları o ülkenin satılmış siyasetçilerini, askerlerini ve polislerini devreye sokarak ‘postmodern’ darbe yapıyor, eğer ki it kopuğu ve gericiler ile ırkçıları sokağa salıp, ‘turuncu devrimler’ organize edemiyorsa...

Akılsızlığın ve geriliğin iktidarı

Ortam bu, çağın ruhu bu... Ve artık bu illüzyon çağının sonuna gelmek üzereyiz. Çünkü hiçbir şekilde sürdürülebilir değil ve bu köhnemiş nikelajlı kapitalizmi bile sürdürmeye yetmeyecek kadar dandik bir süreç. Şu anda yaşadıklarımızın tümü, can çekişirken son şahlanış denemelerini yapıyor olması bu ‘ahmaklık çağı’nın... Donald Trump, Boris Johnson, Jair Bolsonaro, Viktor Orban, Andrzej Duda, Narendra Modi, Rodrigo Duterte... Sırasıyla ABD, Britanya, Brezilya, Macaristan, Polonya, Hindistan, Filipinler, bunlar tarafından yönetiliyor. Bunların hemen hepsi, bizim hiç de hazzetmediğimiz AKP Genel Başkanı’ndan bile beter! İşte yeryüzüne şu anda hakim olan bu... Ve bu duruma karşı ‘artık bu saçmalığa son vermek isteyenler’in sayısı da her gün artıyor. Tek bir sorun var, bu ‘ahmaklık çağı’nı yıkmak isteyenler yeterince organize ve konsolide değil henüz. Bu saçmalığın bu kadar süredir dünyayı yönetebilmesinin temel sebebi bu...

Meseleyi kaçıranlar sürüsü

Bir sebebi daha var, o da bu muhalefetin içinde yuvanlanmış ‘ahmaklıklar silsilesi’... Moda ve yüzeysellik üzerinden giden, gerçek sorunları maskeleyip, sistem sorunlarına karşı mücadeleyi likide eden bir hastalık bu. Söz gelimi ekolojist hareketin güçlenmesi sonrasında, sistem tarafından kullanışlı bir hale sokulması gibi... Bunun en bariz örneği ‘green washing’. Greta Thunberg, küresel bir müsamerede çevre sorunlarına dikkat çekiyor, ama sorunun çürüyen bir sistem içinde çözülmesinin imkansız olduğu gerçeğini de perdelemiş oluyor. Hasta sistem birkaç gün daha kazanmış oluyor. Çevre sorunlarını tekilleştiren ve genel sorunların bir parçası olmaktan çıkartıp, palyatif bir mücadeleye dönüştüren bir akım haline geliyor makyajlı ekolojizm.
Veyahut ‘çaya çorbaya etnisite’ ki, zaten bunu kendi ülkemizden çok yakından tanıyoruz! Mikro milliyetçiler sayesinde egemen sistem de ırkçılığı piyasaya sürüveriyor. Cinsiyet ve farklı kimlik mücadeleleri de benzer bir forma bürünmüş görünüyor. Kadın, LGBTQ, çocuk, yaşlı, engelli haklarına yönelik mücadele de, temel sorunlar ile bağını koparttığında, ‘vitrin düzenleme çözümleri’ ile yetinmek zorunda kalıyor.
Tabii ki sözünü ettiğimiz tüm bu sorunlar gerçek ve can alıcı, ancak kategorik olarak bir hiyerarşi piramidi var ki siyasette unutmamak gerek. Temel sorun, sürdürülebilir olmayan fiktif finans, hidrokarbon enerji kaynaklarına dayalı planlamasız bir vahşi kapitalizm... Buna hep beraber vurmak gerekiyor ki, diğer sorunları da çözmek için bir yol açabilelim. O zaman çevre sorunlarını da, cinsiyet eşitsizliğini de, etnik meseleleri de çözmek mümkün olabilecek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali marasli 2020-01-23 12:15:14

Gazeteyi bugün apel storda