Dünyada, farklı ülkelerdeki halkları; Sağcı-Solcu, Komünist-Liberalist, İlerici-Gerici, Alevi-Sünni, Türk-Kürt, Müslüman-Hristiyan diye kamplaştırıp kışkırtarak boğuşturmak ve bu sayede kendi gizli sömürü saltanatını ayakta tutmak Siyonist-Emperyalist odakların en bilindik taktikleridir. Örneğin ülkemizdeki bazı Alevi kardeşlerimizi, özellikle geçmişteki yaraları kaşıyarak bunları kışkırtan yazar-yorumcu kesimi, Dersim Hadisesinin intikamını alma peşindedir ve hedef olarak Sünnileri göstermektedir. Oysa Dersim Hadisesi bir Alevi-Sünni mücadelesi değildir. Yani Sünniler toplanıp Alevilere hücum etmemişlerdir. Yeni Türkiye Cumhuriyeti Devletine, başta Rusların ve başka hıyanet odaklarının kışkırtmasıyla başlatılan bir isyanın bastırılması gerekmiştir. O süreçte Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’dir, İsmet İnönü Başvekildir, yani ülkeyi CHP Hükümeti yönetmektedir. İnönü isyanı bastırmayı beceremeyince, bir şekilde azledilip Başbakanlığa Celal Bayar getirilmiştir. Bu isyanı bastırma sürecinde birtakım elim ve talihsiz hatalar da yapılmış, yöre halkından isyana katılmamış veya mecbur bırakılmış masum ve mazlum kimseler de maalesef katledilmiştir. Şimdi güya Dersim’in intikamını gündeme getirenler; Atatürk’ü, İnönü’yü, Celal Bayar’ı ve dönemin CHP Hükümetini mi diriltip hesaba çekeceklerdir? Bu bahane ile Sünnileri hedef göstermek, tarihi gerçekleri tersyüz etmektir ve Milli birlik ve dirliğimizi dinamitlemektir. 
Bunun gibi, güya 28 Şubat’ın intikamını aldıklarını ve alacaklarını söyleyen ve bununla ucuz ve uyuz kahramanlık yürüten bazı AKP’liler de aynı yanlışın içindedir. Çünkü tarihi D-8 girişimini başaran ve “Havuz Sistemiyle” iç ve dış sömürü hortumlarını kesip atarak Milli kalkınmanın önünü açan Erbakan’a yönelik 28 Şubat’ı tezgâhlayanlar da, ardından Sn. Erdoğan’ı parlatıp iktidara taşıyan, BOP’un eşbaşkanı yapan ve madalya takanlar da hep aynı Siyonist merkezlerdir. Rahmetli Erbakan’ın özellikle belirttiği gibi; bazı komutanlar, yazar-yorumcu takımı, sendika ağaları ve bazı rantiyeci iş adamları ise sadece birer figüran yerindedir.
Siyonist sömürü organizasyonları!


Dünyada şu an için parayı (bankaları) ve silah fabrikalarını elinde tutan bir Siyonist-emperyalist güç vardır: Bunlar hem parayı (Doları), ve bunların dolaşım mekanizmasını elinde tutmaktadır, hem de NATO ve silah stoklarıyla, teknolojik saldırı imkânlarıyla kıtaları, okyanusları ve hatta hava sahalarını kontrolüne almış bulunmaktadır. Bunların elebaşısı Rothschildler’dir ki, bu aile, hiçbir işini şansa bırakmamaktadır. Bu durum ta Mayer Amschel Rothschild'den (Doğum: 1744 Frankfurt – Ölüm: 1812 Frankfurt) beri süregelen bir gidişattır. Dünyadaki faizci bankacılık sistemini kuran Mayer Amschel Rothschild, çok sinsi bir karar almıştır. Başta Avrupa ve Amerika olmak üzere, dünyadaki Merkez Bankalarının her birine Rothschild ailesine bağlı bir yetkili sokmuşlardır. Bugün dünyada para transferinde bulunan 1000 bankanın genel merkezinde de yedekli bir şekilde Rothschild'e bağlı yetkili vardır. Onun bir sorun yaşaması halinde, yedekte bekletilen kişi o göreve atanır. 250 yıldır bu sistem değişmeden uygulanmaktadır. NATO da bunların hizmetkârıdır. George Soros, ailenin en önemli para casusu konumundadır. Ancak Soros kadar ünlü olmayan ve en az onun kadar etkin 40'ın üzerinde spekülatör de yine Rothschild'e bağlıdır. Bu 40 spekülatörün, BM'ye üye olan 193 ülkede bağlantıları vardır. O ülkelerin ekonomik faaliyetlerinde deprem veya artçıya neden olabilecek hamleler yapılmaktadır. New York Times, Forbes, Fortune, The Wall Street Journal, The Guardian, The Economist, Financial Times, Bloomberg ve CNBC gibi dünya ekonomisine yön veren medya ile gerekli ekonomik hamleler gerektiği şekilde yapılmaktadır. Hatta David de Rothschild bir gün şunları açıklamıştır:
"İngiltere'nin ihracatı veya ithalatı, bizim üzerimizden yapılmaktadır. Sanıyor musunuz başka ülkelerdeki ihracat veya ithalat bizim kontrolümüz dışındadır!” İşte bunlar Siyonizm’in yani Deccalizm’in karargâhıdır. Faizli bankacılığı ve karşılıksız parayı (Doları) şeytani usullerle kullandıkları için siyasi zaferleri de almakta ustalaşmıştır. Merkezleri Londra'dır. Amerika'da da, Çin'de de vardır, kolları her yere uzanmaktadır.
Asıl üzerinde düşünmemiz gereken nokta burasıydı. Meşhur Panama sızıntılarından yaklaşık bir ay önce Rothschild ailesinin en önemli üyelerinden biri olan Jacob Rothschild, Waddesdon Manor'da Forbes'te paranın asıl sahibi olan 14 Baronla bir araya toplanmışlardı. El altından sızdırılan (CIA olsa gerek) konuşmanın bir bölümü çok enteresandı. Bay Rothschild burada çok iddialı sözler konuşmuşlardı: Dünyadaki 7 milyar insan, 39 kişiye çalışmaktaydı. Bu 39 kişiden 32'si Rothschild ailesine bağlıydı. Bağlı olmayan 7 zengin, Panama Belgeleri'nden sonra Rothschildler'e hizmet için yalvaracaktı... Dünya yakında bambaşka bir dünya olacaktı. 2017'den sonra dünya liderleri tek bir merkezden yönetilmeye başlanacaktı. Panama sızıntıları tamamlanınca, arkasından İsviçre Sızıntısı ortaya saçılacaktı. İşte bu sızıntıyla birlikte operasyon tamamlanacaktı. Panama belgeleri şu an İngiliz istihbaratı MI6 tarafından didik didik araştırılmıştı. 15 hedef devlete ait belgeler yayına hazırlanmıştı. Hazırlıklar bittikten sonra The Guardian hepsini yayınlayıp dünyaya duyuracaktı. İngilizler hummalı bir çalışma içindeyken, Kraliçe'nin etrafında toplanan Rothschildler parayı pulu toplayıp Nevada'ya taşınmaktaydı. Artık belli ki anlaşma büyük ölçüde tamamlanmıştı. Ama bu hamle Amerika içinde bile büyük sıkıntı ve sarsıntılara yol açacaktı. 


ABD’de Cumhuriyetçiler silah ve petrol şirketlerine bağlı hareket eden bir takımdı. Bunlar savaş çıktıkça kazanırlardı. Bakın Irak ve Afganistan, Libya ve Suriye savaşları en çok bunlara yaramıştı. Erdoğan gibi güya dindar ve kahraman bir iktidarı bile Libya saldırısında ve Suriye’nin karıştırılmasında kendi amaçları doğrultusunda kullanmışlardı. Demokratlar ise Ilımlı Yolu seçerek Siyonizm adına denge kurarlardı. Renkli Devrimler gibi kışkırtmaları bunlar ayarlardı… Temsilcileri de Soros olmaktaydı… Yani yine bildik aile işin arkasındaydı. Amerika'daki seçim yarışına baktığımızda Donald Trump: "Putin adam gibi adamdır. Biz Rusya'nın sağlığından yanayız…" diye nutuklar atmaktaydı. Kissenger da böyle yapmaktaydı. Diğer yandan Soros'un 60 milyon Dolar yatırdığı, Lynn Forester de Rothschild'in doğum günü partisi düzenlediği Hillary Clinton ise Putin'in tamamıyla karşısındaydı. Zaten Rothschild ve Soros, Putin'le kan davalıydı. Fetullahçı "Paralel” de şu an Hillary ile birlikte yol almaktaydı. 
İşte tek bir isim Çin'i anlamaya yeterli olacaktı: RİO TİNTO!


Google'a bir bakın! Rio Tinto'nun ne kadar büyük bir güç olduğunu görüp şaşıracaksınız. İngiltere’de Kraliçe'nin etrafındaki Siyonist Akıl bu işin altındaydı. Yani Çin’deki Rio Tinto'nun ruhu, İngiltere Buckingham Sarayına kadar uzanmaktaydı. Ama başka ortakları da vardı! Rothschild Co... General Electric Company... Imperial Chemical Industries... Royal Dutch Shell... British Petroleum... HSBC (Hong Kong Shangai Bank Corporation)... Kennecott Holding... J.P. Morgan... Anglo American Corp... Billiton/BHP ve daha başkaları. Hepsi Rothschild’lere bağlıydı. Demek ki Amerika'nın içinde birileri ile İngilizler (yani Siyonist Yahudiler) düpedüz ortaktı! İngilizlerin İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra imparatorluğu Amerika'ya vermek istemediği, ama bunu mecburen kabul ettiği bilinip durmaktaydı. İşte yukarıda ismini saydığım şirketler Rio Tinto çatısı altında birleşip Komünist kılıflı, en acımasız Kapitalist ÇİN'i oluşturmuşlardı. Yeni dengenin kurulması ve son imparator Dolar'ın yaşaması için bu lazımdı.
 Paraya hükmedenler, Çin'i şekillendirenler, ülkeleri Dolar'la kontrol edenler Hillary ile gitmek istiyor görünüp Trump’ı Beyaz Saray’a taşımışlardı. Aslında kurdukları yeni dengenin iki tarafında da kendileri olacaktı. Zaten Çin'in bayrak göstermeden, asker göndermeden Afrika'ya kadar inip hammadde ile buluşması şaşırtıcıydı. Çünkü arkalarında Siyonist Sermaye Baronları vardı. En büyük ikinci orduyu elinde tutan Rusya bunu yapamazken, Çin rahatlıkla nasıl yapmıştı? Demek ki Amerika içinden ciddi destek sağlanmıştı! 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Merve Kaya 2019-12-19 18:53:26

Bu ülke ne çektiyse hep ayrımcılıktan çekti. Hepimiz kardeşiz bu kavga ne diye? Ülkemiz vatanımız önceliğimiz. Yazara bu olumlu ve duyarlı yaklaşımından dolayı saygılarımı sunuyorum

Avatar
Bekir Manisalı 2019-12-19 17:40:22

Ahmet Beyin bu yazısını zevk alarak bir solukta okudum. Geçmiş tarihte ve günümüz dünyasında meydana gelen olayların perde arkasındaki gerçekleri anlamak için Ahmet Akgül beyin hafta da bir gün çıkan yazılarını bir hafta boyunca iple çeker hale geldim. Sizleri bilmiyorum ama yazarın bizlerle paylaştığı yazılarını okumaya ihtiyaç hissettiğimi her geçen gün daha iyi anlıyorum. Dersim olayının iç yüzünü, isyanla ne amaçlandığını, niçin, nasıl ve kimler hangi örgüt tarafından tertiplendiğini birkaç paragrafta anlaşılır bir şekilde ifade eden Ahmet Beyi kutluyorum. Ahmet Akgülün BİZİM ATATÜRK kitabı bu yaz bana hediye edilmişti. Okuma fırsatı bulamamıştım, sadece inceleyebilmiştin. Şimdi elime aldım ve kitabın 335. sayfasında Dersim İsyanı ve Kışkırtıcıları başlıklı makalenin olduğunu gördüm. O bölümü bir saat içinde okudum. Bu makale bana da yetti. Bu yorumumu okuyanlarla paylaşmak istedim. Ahmet bey gibi samimi, cesaretli ve hiç korkmadan gerçekleri su yüzüne çıkaran yazarlara ihtiyaç var

Avatar
Ali Taşkır 2019-12-19 18:15:14

Ülkedeki istismar konularını ve çözüm yollarını ortaya koymuş... Emperyalizmi yazmış ç ok yararlandık Gazeteyı ve yazarı kutluyoruz.

Avatar
Adil Uzun 2019-12-19 18:21:37

SN. Yazar entresan bilgiler aktarıyor ve yeni ufuklar açıyor..Haftayı iple çekiyoruz.

Avatar
Menser 2019-12-19 18:42:08

Biz alevi sünni, laz çerkez, kürt türk hep birlikte yaşamaya ve vatanımızın bekası için mücadele etmeye meyletmişiz. Kimse bizi bize düşüremez. Çok anlamlı bir makale. Tebrikler ve teşekkürler

Avatar
BİNALİ PİRHASAN rumuz 2019-12-19 18:53:07

Ahmet Hocayı Konyadan tanıyoruz.Alevi Bektaşi canları olarak samimi buluyor ve saygı duyuyoruz...Başkanımızla sohbet ve konferanslarına katılıyoruz.Yurt gazetemizde yazmasına seviniyoruz.

Avatar
Yusuf Dağdeviren İZMİR 2019-12-19 19:03:04

Tek kelimeyle MUHTEŞEM. Sayın Ahmet AKGÜL Tebriklerimi arzederim.. Dış siyaseti ve iç siyaseti doğru bir şekilde okumak için bu kuklaların sahiplerini tanımaktan geçtiğini çok güzel ifade buyurmuşsunuz. Yani siyonist mihrakların başını organizetörünü tanımadan hiçbir hadiseyi doğru okuyamayacağımızı ispatlayan bir makale .... Sizi takip etmekten ve yazılarınızı okumaktan son derece mutluyum. Kaleminize sağlık. İnternetten isminizi araştırdım takdire şayan onlarca yaxı ve tv proğramlarınız var. İnsanlık sizin gibi BİLGELERE sahip çıkması temennisiyle...

Avatar
Metin 2019-12-19 19:20:54

Kimsenin cesaret dahi edemediği böyle muhteşem bir makale ilk defa okudum.Bizi aydınlatan değerli yazarınıza çok teşekkür ediyorum.